En çok bu merak ediliyor: Başka rehine var mı?

Türk Silahlı Kuvvetleri, hele hele Özel Kuvvetler imkansızı başarır, onlar için mucizeler ise zaman alır. Komutanlığın girişinde “Ülkem, bayrağım, onurum” yazılıdır. ABD'de yapılan özel kuvvetlerin yarışmalarında Türk özel kuvvetleri timinin üst üste tam 8 kez şampiyon olduğunu hatırlatalım. Başka şampiyon çıkmayınca sonunda da şampiyona kaldırılmıştı.

Bölücü terör örgütü PKK'nın yaklaşık 6 yıldır tuttuğu asker ve polislerimizin kurtarılması için gerçekleştirilen operasyon için farklı yorumlar yapılıyor. Teröristlerin tuttuğu vatandaşlarımızın sağ kurtarılamaması için “Başarısızlık” deniyor. O zor koşullarda gerçekleştirilen genel alan temizliği, teröristlere önemli kayıplar verdirilmesi, onlar için “Güvenli bir yer” kalmadığını göstermesi açısından da başarıdır. Gara'da, Kandil'de, Sincar'da da olsalar, teröristlere rahat yok ve her zaman hedefte oldukları anlaşıldı.

İLK ÖZEL HAREKATÇILAR

Filistin Kurtuluş Örgütü'ne bağlı 4 kişi, 13 Temmuz 1979'da Ankara'da Mısır Büyükelçiliği'ni bastı. Elçilik önünde nöbet tutan polis memuru İrfan Sadık Kocabaş ve bekçi Ali Babacan şehit edildi. Teröristler iki gün sonra teslim oldu, tutuklandı. Türkiye, büyük bir eksikliğini ilk kez bu olayda gördü. Polislerden “Rehine Kurtarma Timi” kurulması, kuruculuğunu da Hüseyin Kocadağ'ın yapması planlandı. Araya 12 Eylül 1980 harekatı girdi, konu askıda kaldı. Diyarbakır'da yolcu uçağı kaçırıldı. Kenan Evren, Yarbay Korkut Eken'i çağırttı. “Uçaktaki yolcuları kurtarabilecek misiniz” dedi. Eken “Emredersiniz” dedi ve operasyonu yaptı.

7 Ağustos 1982'de, Ermeni ASALA Terör Örgütü Ankara Esenboğa Havalimanı'nı bastı. Evren, Rehine Kurtarma ve Terörle Mücadele amacıyla özel birim kurulmasını emretti. Görev Hüseyin Kocadağ'a verildi. 37 polis ABD'de eğitim gördü. Onlar arasında yer alan Başkomiser Mehmet Yılmaz, anılarını bir kitapta toplamaya çalışıyor. O çalışmalarda rahmetli Ümit Erdal'ın da önemli hizmetleri olduğu bilinir.

İNCE AYRINTILAR

Emniyet'te başlayan bu uygulama yaygınlaştı. Türk Özel Kuvvetleri bünyesinde Muharebe Arama Kurtarma (MAK) Taburları, Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde Jandarma Özel Arama Kurtarma (JÖAK), Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde Sualtı Taarruz Timleri (SAT) kuruldu. Uluslararası güvenlik ve strateji alanında akademi çalışma yapmış, sahada da bire bir birçok olay yaşamış emekli subay Hüseyin Kamburoğlu, yabancı bir ülke toprağında bir ülkenin özel kuvvetlerinin operasyon yapacağı zaman nelere dikkat ettiğini anlatıyor, sahayı bilmeyen bazı kişilerin televizyonda “ahkam kesmelerine” kızıyor. Kamburoğlu ilginç bir bilgi daha aktarıyor:

“Dağda girilen PKK eğitim mağaralarında teröristlerin defterlerinde şu yazılara rastlanılmıştı: Karşılaştığınızda bir tim size sürekli ateş ediyorsa, o birlik piyade timidir. Kaçıp kurtulma şansınız oldukça yüksektir. Eğer bir tim size tek tek ateş ediyorsa o tim komando timidir. Kaçıp kurtulma şansınız yarı yarıyadır. Ama karşılaştığınız tim size hiç ateş etmiyorsa o tim Bordo Bereliler'dir ve o zaman hiç şansınız yoktur. Zira ölmüşsünüz demektir.”

NASIL KURTARILDI?

Teröristlerin geçmişte kaçırdığı kamu görevlilerini, sivilleri serbest bıraktığı zamanlar oldu. Bunların bir bölümünü tarihleriyle birlikte Sözcü Haftasonu gazetemizde yazdım. Halen CHP Batman İl Başkanlığı görevinde bulunan Hüseyin Yaşar, bir kurtarma öyküsünü bize şöyle anlattı:

“Aralarında kardeşim Nazmi Yaşar, Batman İl Genel Meclis üyesi Süleyman Çiftçi'nin de olduğu 14 kişiyi PKK'lılar kaçırmıştı. Ben de o dönem Batman İl Genel Meclisi üyesiydim. Kaçırılanları kurtarmak için kanaat önderlerinden yardım istedim. Kaçırılanlar Sason ve Kulp ilçeleri arasında, Zori kampında tutuluyordu. Ancak askeri yetkililer oraya bir operasyon düzenlersek, kaçırılan vatandaşlarımıza zarar vermiş olunacağını söylüyordu. Kanaat önderlerinin devreye girmesiyle vatandaşlarımızı 30. gününde sağ salim kurtardık. Gara'daki vatandaşlarımızı da buna benzer bir mücadele ile kurtarabilirdi.”

BAŞKA REHİNE VAR MI?

Kaçırılan askerlerimiz, polislerimiz, kamu görevlileri ve vatandaşlarımız için her zaman “Operasyon” yapılmadı. Operasyon yapılmadan, bazı derneklerin, siyasilerin, bölgedeki kanaat önderlerinin devreye girmesiyle de kurtarmalar yapıldı. Bölücü örgütün kaçırdığı ve halen elinde tuttuğu kişiler var mı? Daha önce çıkarılan söylentilerde sivil-resmi 24 kişi deniliyordu. Bu konuda yöneltilen 10'u aşkın önergede “Kaç kişi?” sorusuna daha önce de hiç cevap verilmedi. Dileriz, başka yoktur.

Evet, 16 güvenlik görevlimiz şehit edildi. Evet, çok üzücü. Ama bu olay üzerinden Türk Milleti'nin gözbebeği olan Silahlı Kuvvetlerimiz'i yıpratmayalım. Cumhurbaşkanları, kabineler gelir geçer ama devlet ve ordu bakidir.