Rahmi Turan: Yılanın başı! – Sözcü Gazetesi

İnsanın tüyleri ürperiyor!

Nasıl yaratıklar bunlar?

Gara'daki karanlık bir mağarada 13 vatandaşımızın 12'sinin kafalarına birer kurşun sıkılarak, birinin de boynundan vurularak katledilmesi olayı hakkında ABD Sözcüsü Ned Price:

“PKK'nın öldürdüğü doğrulanırsa en sert şekilde kınarız!” dedi.

Nasıl bir utanmazlık bu?

Tepkiler artınca aynı sözcü Ned Price:

“Evet, sorumlu PKK'dır” diye kabul etmek zorunda kaldı. ABD İçişleri Bakanı Blinken de Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlût Çavuşoğlu'na taziyelerini iletirken “Katliamdan PKK'nın sorumlu olduğunu” açıkça ifade etti.

Eee, ne olacak şimdi? Amerika, PKK/PYD'li katiller sürüsüne yardımı kesecek mi? Yoksa, PKK'nın sorumluluğu lâfta mı kalacak?

Amerika uzun yıllardır PKK/PYD'ye haysiyetsizce yardım yapıyor. Katillere TIR'lar dolusu silah ve cephane yolluyor, gıda ve para yardımı ile onları besleyerek:

“PYD bizim Suriye'deki kara kuvvetlerimizdir” diyor. PYD dedikleri PKK'nın Suriye uzantısı!

Katil sürüsünden kara kuvvetleri kurmak, Amerika gibi bir ülkeye yakışıyor mu?

Nerede kaldı onların demokratlığı, insan hakları savunuculuğu? Hepsi yalan mıydı?

★★★

Gara operasyonunda 4'ü örgüt yöneticisi olmak üzere, 51 teröristin ölü, 2 teröristin sağ ele geçirilmesi belki biraz tesellidir ama bu 13 şehidimizi geri getirmez ki!

Bizim resmi makamlar, hunharca katledilen şehitlerimiz için nedense “siviller” diye bir açıklama yaptı. Neden böyle davranıldı, anlamak zor!

Şehit vatandaşlarımızın, yıllardır esir tutulan asker ve polisler olduğunu neden başka kaynaklardan duyduk? Devlet bunu bilmiyor muydu? İzaha muhtaç bir durumdur bu!

★★★

Gelelim Amerika gibi sözde demokrasi ve insan hakları savunucusu devlete…

Son sözümüzü, önce söyleyelim: Yılanın başı ABD'dir.

PYD/PKK teröristlerine her türlü yardımı yapan Amerika'nın verdiği silahlarla savunmasız insanlar ölüyor!

PKK/PYD onların maşası!

ABD o terör güruhuna silah, füze ve cephane vermese, katiller bu cinayetleri işleyemez.

İnsan sevgisi olmayan tüm ABD yöneticilerine bu nedenle “Yılanın başı” diyorum.

Fakat, etme bulma dünyası bu…

O terör bir gün bumerang gibi dönüp yılanın başını da vurur!

Koronavirüs AKP'lilere iltimas mı yapıyor?

Sağlık Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı'nın gücü sadece garip vatandaşa mı yetiyor?

Yurttaşlara “Maske ve mesafe kuralını çiğnediniz” denilerek para cezaları kesiliyor.

Salgın için getirilen yasaklar elbette ki ihtiyaçtan doğuyor. Bu tartışılmaz ama…

Nedir bu çifte standart?

Nerede kaldı eşitlik ilkesi?

Koronavirüs salgını nedeniyle her türlü sivil toplum kurulu, dernek, vakıf, siyasi parti toplantıları yasak…

Futbol maçlarına açık havada, koskoca statlarda seyirci alınmıyor…

Lokantalar, kahvehaneler, kulüpler, lokaller, her yer kapalı…

Peki, AKP kongrelerine ne demeli?

Türkiye'de sadece AKP kongrelerine izin var!

Hemen her gün birkaç ilde yapılan parti kongrelerine AKP Genel Başkanı da video konferans yoluyla katılıyor ve:

“Bu salgın günlerinde koca salonları böyle doldurduğunuz için sizlerle gurur duyuyorum” gibi sözlerle partilileri övüyor.

Yandaş televizyonlar “Bu ne muhteşem görüntü” diye tıka basa dolu salonlardan canlı yayınlar yapıyor.

Salgın yok mu bu ülkede? Önlemlere ne oldu?

Bu lânet virüs, AKP'lilere iltimas mı yapıyor?

Kapalı salonları omuz omuza, yan yana, can cana dolduran parti mensupları salgından muaf mı? Virüs onlara geçmiyor mu?

Memleketimiz böyle işte…

“Âleme verirler talkını,

kendileri yutar salkımı!”

GÜNÜN SÖZÜ

Düşmanın küçüğü olmaz! Günümüzde her düşman büyüktür!