Başka vatanımız yok

Yapmayınız… Etmeyiniz…

Tarihimizden ders çıkarınız.

Türk Ordusu'na particiliği sokmayınız…

Seçimde kazanmak için her yolu mübah görmeyiniz…

Kışlaya siyaset sokmanın ağır sonuçları olur; komutanın komutandan şüphesi olursa düzen-disiplin kalmaz…

Biliyorum ne yazsam mevcut iktidarın bir kulağından girip diğerinden çıkacak. Fırkacılığın orduda ne tehlikeli sonuçlar yarattığını askerler anlatsın:

Rahmi (Apak), “Yetmişlik Bir Subayın Hatıraları” kitabında yazdı:

-“Balkan Savaşı'nı neden kaybettik? Tüfeğimiz, topumuz ve cephanemiz Balkanlı düşmanlarımızdan daha az değildi. Giyim ve kuşam bakımından daha noksan değildik. Düşmanlarımızın sayı üstünlüğü de o kadar korkunç değildi. Bu halde neden yenildik ve hem de çabucak ve şerefsiz bir surette yenildik?”

Sebebini kendi açıkladı: Ordu içindeki fırkacılık/particilik!

İşte diğer komutan:

Sait Pertev (Demirhan), “Balkan Savaşı'nda Büyük Genel Karargâh” kitabında yazdı:

-“Birbiri aleyhine hareket eden iki kitleye ayırmak suretiyle adeta kendi içinde imha etmiş olan particilik ve siyasetçilik mevcut olmasaydı; Balkan Savaşı, 3'üncü Ordu için de başka bir şekil alır ve savaşın sonucu bizim için daha iyi olurdu…”

-Zeki Paşa, “Balkan Savaşı Hatıratı” kitabında farklı yazmadı…

-Bursalı Mehmet Nihat, “Balkan Harbi Trakya Seferi” kitabında farklı yazmadı…

-Ali İhsan Sabis, “Balkan Savaşı'nda Neden Bozguna Uğradık” kitabında farklı yazmadı…

Particiliğin/fırkacılığın Osmanlı Ordusu'nu yıkıma sürüklediğine dair çok anı-kitap var. Ders çıkarıyor muyuz, ne gezer…

NE DEGİŞTİ

Ne değişti sahi?

İttihat ve Terakki Fırkası yerine CHP'yi koyun…

Hürriyet ve İtilaf Fırkası yerine AKP'yi koyun…

Hürriyet ve İtilaf Fırkası'nın sivil-askeri gücü (Melami tarikatının desteklediği, parlamentoya mektupla muhtıra veren ilk askeri örgüt) Halaskar Zabitan yerine, AKP'ye yakın askeri danışmanlık şirketi SADAT'ı koyun…

Sonra… İzzettin Çalışlar'ın Yüzbaşı rütbesindeyken katıldığı Balkan Savaşı'nda fırkacılığın orduyu nasıl ikiye bölüp yenilgiyi getirdiğini “On Yıllık Savaş” kitabından okuyunuz:

-İttihatçıları yok etmekle meşgul olan bir kolordu komutanı, bir kurmay başkanı ve üç tümen komutanımız vardı…

-Bu komutanlarımız İttihat ve Terakki'ye küskün oldukları kadar taraftarlarına da düşman olduklarını saklamıyordu…

– (İttihatçı) Sait Paşa kabinesinin düşüşü üzerine nezarete (bakanlığa) getirilen Nazım Paşa da İttihatçılara karşı ve hatta düşmandı…

-(Harbiye Nazırı) Nazım Paşa, taraftarı olan Halaskar Zabitan ismini alan subay grubunun gayretiyle İttihatçıları tasfiye etti…

-İttihatçı subayların karşılık vermesini önlemek üzere ordu genelinde siyasetle uğraşılmayacağına dair garnizonlarda herkese yemin ettirildi…

-İttihatçıların birçoğunun da İttihat Heyeti'yle muhabbet ve çıkar ilişkisi olduğu sır değildi…

– Subaylar arasında dehşetli düşmanlık başladı; yemin etmelerine rağmen birbirlerine karşı taraflar ve bu durumda askeri görevlerini de doğal olarak unuttular…

Sonuç neye yol açtı?

Balkan Savaşı'nda 12 Ada dâhil Avrupa'daki topraklarının yüzde 83'ünü kaybettik. Sonra… Osmanlı Devleti tarihe karıştı!

Ders alıyor muyuz, ne gezer…

HERKES BİLİYOR

Sağduyu…

Akla uygun yerinde yargılar verme yeteneğidir.

Doğruyu yanlıştan ayırabilmedir.

Sağduyuyu kaybettik biz.

Herkes “kendi mahallesinden” birbirine laf atıyor; “darbeci olmak” ile itham ediyor.

Hiç düşünüyor musunuz; Mehmetçik bu karşılıklı ağır suçlamaları hangi ruh haliyle takip ediyor?

Türk Ordusu'na siyaset-tarikat sokmanın kime faydası var; “böl-yönet” projesinin sahibinin emperyalizm olduğu hâlâ kavranamıyor mu?

Balyoz-Ergenekon kumpasını emperyalizmin hâlâ sürdürdüğü görülmüyor mu?

Doğu Akdeniz'den Karadeniz'e, Kuzey Suriye'den KKTC'ye iktidarın dış politikasına destek veren emekli amiraller nasıl darbeci olur?

Gladio/CIA'nın hedefindeki hapse atılmış emekli amiraller nasıl darbeci olur?

Gerçeği herkes biliyor aslında:

O siyasetin gözü çıksın.

O sandık başarısının gözü çıksın.

Aklı öldürdü bu topraklarda politik hırslar.

Herkes için yazıyorum; kibir-güç, sağduyunun düşmanıdır.

Dostoyevski'nin dediği gibi, sağduyu etkisiz kaldığında şeytan yardıma koşar!

Bu zor dönemde herkes kendine gelsin, başka vatanımız yok.

Yapmayınız… Etmeyiniz…

Tarihimizden ders çıkarınız.